top of page

Terapi: Kafanızdaki Ses Kimin?

  • Yazarın fotoğrafı: peopleinsunlight
    peopleinsunlight
  • 16 Ağu
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Hayatınızda bir karar vermeden önce en çok kime danışırsınız? Bir arkadaşa, sevgiliye, eşe, anneye, babaya? Peki hiç kendinize danıştınız mı; birinin sizi sadece dinlediği ve dinlerken düşünce biçiminizdeki erken yaşlardan beri süregelen kalıplaşmış filtreleri görünmez bir elle ayıkladığı bir ortamda... Pek çok içerikte işlenen, popüler kültürde kendine sıkça yer bulan o dosya: terapi. İş ve hayat koşturmasına henüz girmediğiniz gençlik döneminden, ilişkilerin bir diğer yüzüne tanık olduğunuz yaşlara geldiyseniz, muhtemelen en az bir kez deneyimlediğiniz ya da denemeye yeltendiğiniz bir aktiviteden bahsediyoruz. Başarılı oldunuz mu yoksa koşarak uzaklaştınız mı bilemem ama bu yazıda ideali konuşuyoruz. Gelin başlayalım.


Acil Servis mi, Bakım mı?


Terapiyi çoğu insan, günümüzde bile, bir şeyler ters gidince gidilen bir yer olarak görüyor. ''Deli olan gider'' önyargısıyla yaklaşılan jenerasyonlardan bugüne büyük ilerlemeler var. Yine de hâlâ ihtiyaç olunca gidilen ve sonra büyük oranda bırakılan bir şey olduğunu söylemek mümkün. Aslında terapi acil servis değil genel check-up. Dişinizde henüz ağrıya dönüşmemiş küçük bir çürüğü fark etmek gibi. Çürük varken dişiniz size uzun süre hiçbir şey söylemeyebilir. Siz de sorun yok sanabilirsiniz. Oysa zaman geçtikçe çürük derinleşir, müdahale zorlaşır ve sonunda küçük bir dolgu meselesi, daha büyük bir tedaviye dönüşebilir. Terapi de böyle: bazen henüz canınızı acıtmayan ama hayatınızın başka yerlerinde kendini tekrar eden bir şeyi fark etmek için gidilir. Bazen de artık ağrı başladığı için. İkincisi daha zor olabilir ama geç kalmış olmak hiç başlamamış olmaktan iyidir. Çünkü en azından artık neyin yolunda gitmediğini biliyorsunuzdur ve onunla ne yapacağınıza dair bir seçeneğiniz vardır.


Terapi Ne Yapıyor?


Tek cümleyle özetlemek gerekirse terapi, zihnin çızırtılardan sıyrılmasına; derinlerden gelen, başkalarına ait ve sağlıklı olmayan sesleri fark edip kendi sağlıklı sesinizi daha net duyabilmenize yardımcı oluyor. Yıllardır taşıdığınız düşünceler, öğrendiğiniz davranış biçimleri, size ait olmayan ama zamanla kendi düşünceniz sandığınız yargılar fark edilmeye ve ayıklanmaya başlıyor. Böylece aynı olaylara, aynı insanlara ve aynı sorunlara daha farklı bir pencereden bakabiliyorsunuz. Bu da hayatınızda öncesi ve sonrası gibi keskin bir ayrım yaratabiliyor.


Çoğu zaman neden öyle davrandığımızı düşünmeyiz; sadece öyle davranırız. Bir tartışmada neden hemen savunmaya geçtiğimizi, neden tekrar tekrar benzer ilişkilere ve insanlara çekildiğimizi, “hayır” demek istediğimiz halde neden yine “evet” dediğimizi sorgulamayız. Bir mesajımıza cevap gelmediğinde neden hemen kendimizle ilgili bir anlam çıkardığımızı, bedenimizdeki her ağrıda en kötü senaryoyu neden düşündüğümüzü, bir düşüncenin kafamızda dönüp durmasını durdurmaya çalıştıkça neden daha da güçlendiğini fark etmeyiz. Bazen çok kontrolcü olduğumuzu düşünürüz ama altında kontrolü kaybetme korkusu vardır. Kıskançlık sandığımız şeyin aslında kaybetme korkusu, öfke sandığımız şeyin kırılmışlık olabileceğini göremeyebiliriz. Haklı olma ihtiyacının bir tartışmada asıl meseleyi anlamanın önüne geçtiğini göremeyebilir, bize iyi gelmeyen insanlarla neden kalmaya devam ettiğimizi ya da iyi gelen insanları neden uzaklaştırdığımızı fark edemeyebiliriz.



Çünkü geçmişten öğrendiğimiz ya da hayatın içinde yaşadığımız deneyimlerle şekillenen düşünce ve davranış biçimleri zamanla otomatikleşir ve bize doğal gelir. Terapi tam da burada devreye girer: neden böyle düşündüğümüzü, neden böyle hissettiğimizi ve neden böyle davrandığımızı anlamamıza yardımcı olur. Daha önemlisi, bunun tek mümkün yol olmadığını gösterir. Terapinin amacı hayatınızdaki bütün doğruları ve yanlışları değiştirmek ya da yaşadığınız sorunlara günah keçileri bulmak değil; neyin neden olduğunu anlayıp kalıplaşmış, pürüzlü düşünce ve davranışları daha sağlıklı olanlarla değiştirmektir. Size her şeyi halledebileceğinizi vaat etmez; sabrınızın sınırlarını zorlayıp her şeyi tolere etmenizi de söylemez. Bazen, aksine, her sorunun halledilmemesi gerektiğini öğrenmek başlı başına bir kazanımdır. Terapi sonrasında ilişkilerinizde elinizde artık başka bir seçenek olduğunu bilirsiniz. Bir nevi elinize bir değnek vermek, ne işe yaradığını ve nasıl kullanılacağını öğretmek gibi. Onu kullanıp kullanmamak yine size kalıyor.


Doğru Terapisti Bulmak


Psikolojide birden fazla terapi yöntemi ve yaklaşımı var. Bilişsel Davranışçı Terapi, düşünce kalıplarınızı fark edip bunların davranışlarınıza etkisini görmeye ve gerektiğinde değiştirmeye odaklanır. Şema Terapi, çocukluktan itibaren oluşmuş ve bugün hâlâ kendini tekrar eden kökleşmiş kalıpları ele alır. Psikodinamik yaklaşım ise geçmiş deneyimlerinizin ve bilinçdışı süreçlerin bugünkü davranışlarınızla bağlantısını anlamaya çalışır. Gestalt Terapi, daha çok içinde bulunduğunuz ana, o anda ne hissettiğinize ve kendinizle ve çevrenizle nasıl ilişki kurduğunuza odaklanır. Yöntemler farklı olsa da amaç aynıdır: kendinizi daha iyi anlamak ve daha sağlıklı seçimler yapabilecek bir farkındalık geliştirmek.


İlk terapistiniz sizin için doğru terapist olmayabilir. Bu gayet normaldir. Karşınızdaki insana güvenebilmeniz, uygulanan terapi yönteminin size uygun olması ve aklınıza yatması, kendinizi yargılanmadan ifade edebildiğinizi hissetmeniz gerekir. Bu dengeleri ilk seferde yakalamak tabii ki kolay olmayabilir. Önemli olan, ilk deneyiminiz istediğiniz gibi gitmedi diye terapi fikrinden tamamen vazgeçmemektir.



Kapatırken...


Terapi, kendinize dair anlaşılacak çok şey olduğu için çıkılması gereken bir yol. Zaman içinde kendi gerçeklerinizi ve hassas noktalarınızı bilmek; davranışlarınızı neden-sonuç ilişkisi içinde okumak ve seçimlerinizi daha bilinçli yapabilmek, keyif alacağınız bir alan hâline gelebiliyor. Girişte kime danışırsınız diye sormuştum. Şimdi ise şunu sorarak kapatayım: En son ne zaman içinizden gelen sağlıksız sesi, arkasındaki nedenleri de anlayarak susturdunuz ve sağlıklı bir okuma yaparak kendinizi sağlıklı olan sese yönlendirdiniz?

Yorumlar


© 2026 by People in Sunlight. All rights reserved.

bottom of page